Pazar, Haziran 04, 2006

alışveriş merkezlerinden nefret ediyorum.


mahmuş yüzünde son derece sabırlı bir gülümsemeyle kızını reyonlardan reyonlara takip eder: "bir şeye ihtiyacın yok mu kızım - bak istiyorsan istemiyormuş gibi yapma - çok güzel etekler var bak seversin - kızım tişörtler- bikinin var mı - bikini - bik..." göz göze gelir gülümserler. o sırada arkalarındaki kız kocaman gözlerle "vallahi ben hiç böyle yapmam. bir sürü bikinim var yeni modeller çıktı mı dayanamıyorum. hemen alıyorum." güzelim ben seni direkt sevgiliye havale ediyorum, bizim "adbuster"ımız o. ama sormadan edemiyorum: niye ki?

yani nasıl dayanamaz insan? kabul ediyorum benim de obsesif hallerim var. o 200 milyonluk şapkanın önünde kuzu gibi baktım ben de dakikalarca. [ yüze kısa dantel duvak düşüyordu, suç bende değil :P ] ama bu başka bir şey. bir sürü bikinin varken zaten bir öteki olmasınca eksik mi kalıyorsun yani? yeterince güzel mi olmuyorsun? plajda falancanın bikinisi şöyle de güzelmiş mi densin istiyorsun? sen bikini misin, etek misin, ayakkabı mısın be kadın?

[bir kaç hafta önce okulda bir karşılaşmaya şahit oldum. iki türbanlı kız karşılaşıp sarıldılar. sonra dedi: bu başörtüyü bir yerden tanıyorum dedim. işte böyle biz kadınlar birbirini başörtüsünden, ayakkabısından, çantasından tanır olduk. ne acı! bizim suratlarımız var yahu.]

her yerde boy boy posterler, reklamlar, afişler. üzerlerinde fıstık gibi kızlar, filinta gibi çocuklar, tornadan çıkmış gibi, yapay, uyduruk. yüzlerde tuttuğumukoparırım bakışları, abartılı, saçmasapan bir seksapel. güzelim, isteniyorum, ben buna değerim. sen de bu zamazingoyu giy sen de "buna değer ol". ama bunu giyebilmek için önce şu hapları iç zayıfla. bu arada bu tatlıları ye şişmanla. sonra bu hapları iç zayıfla. bu arada pilates, yoga yap hem bilgeliğe kavuş, hem zayıfla. zayıf olmazsan değersiz olursun. bunları satın almazsan kimse seni sevmez. resimdeki yakışıklıyla asla tanışamazsın. tanışsan da arkandaki dolgun saçlı kıza yazılır zaten.

böyle bedenler inşa ediliyor. 30 kilo -ya da olmak gayretinde-, topukları olmadan yükselemeyen, takıları, kıyafetleri olmadan güçlenemeyen, hep bir rekabet halinde ve kaybetmeye mahkum, arzulanmaya aç falan.

sonuç: bok ki ne bok.....

Hiç yorum yok: